Dienstag, 11. november 2008
Kürtler pek cok konuda devletin malum uygulamalari sonucunda magdur oldu. 1980 ihtilali sonrasinda yasadiklari
acilari biliyoruz. 90´li yillarda yasadiklarini da o bölgeden arkadaslardan dinleme imkani bulmustum. Pkk´nin ve devletin baskisi altinda perisan olduklarini anlatiyorlardi. Pkk´ya destek
olmadiklari icin örgüt tarafindan baski altina alindiklarini, fakat devletin de kendilerine el uzatmadigini söylüyorlardi.
Aslinda Pkk´nin dindar halk nezdinde itibari olmadigini ancak devletin sahip cikmamasi sebebiyle iki arada kaldiklarini söylüyorlardi. Bu gün bunlar bilinen seyler.
Aradan gecen yillar icinde magduriyetten kaynaklan bir öfke birikimi de anlasilir bir sey. benim anlmadigim MAZLUMDER´in tutarsiz aciklamalari. Bir yandan Kürt kimligine atifta bulunarak,
kimliklerinin taninmasina atifat bulunuyorlar, buna gerekce olarak ise "Islam Hukuku"´nu gösteriyorlar.
Öteki taraftan ise ülkemiz icin son derece tehlikeli olabilen, "28 subatta rolü malum ALEVI"´lere göz kirpiyorlar. Alevilere yapilan haksizliklari da
biliyorum, gece yarisi karakola götürülüp bir daha kendisinden haber alinamayanlarin varligini inkar edemeyiz. Ancak aleviligin marksist -leninist Kürtcü cizgisine tam destek manasina gelebilecek
aciklmayi yapmalari düstükleri icler acisi durumu gösteriyor:
"Din kültürü ve ahlak öğretimi ilköğretim okulları ile lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer alır." hükmü gereği uzun yıllar
Sünni/Hanefi inancını öğrenmek zorunda kalmışlardır. Zorunlu din dersi, bu dersi öğrenmek istemeyen kişiler için din ve vicdan özgürlüğünün ihlalidir.KAYNAK BURASI
Bunu hangi kimlikleriyle söylüyorlar acaba, islami bir kimlikle söylenecek sözler degil bunlar. Bu sözler dogru:
Doç. Dr. Halil İbrahim Bulut, "Din kültürü dersi,
mezhepler üstü olarak hazırlanan kitaplarla veriliyor. Din kültü kitabının a mezhebine ya da tarikatına göre hazırlandığını iddia edilemez. Tüm mezheplerin üstünde, tarikatların üstünde, din
kültürü kitaplarının hazırlanmış olduğunu görüyoruz.
bazı Alevi kesimlerinin din kültürü dersiyle ilgili talepleriyle ilgili olarak, "Din
kültürü dersinde İslam'ın temel kodları veriliyor. Din kültü kitabının a mezhebine ya da tarikatına göre hazırlandığını iddia edilemez" dedi
Devletin her söylemine karsi cikalim derken tutarsiz duruma düsüyorsunuz. Islami hassasiyetlere dayanarak taleplerde bulunuyorsunuz, sonrasinda ise:
Eğer siz bir İslam hukukuna göre
Kürtlerin haklarını belirliyorsanız daha alacakları çok şey var. Anadilde eğitim hakkı var, özel televizyonlarda yayın hakkı var, değiştirilen köy ve kasaba isimleri var, boşaltılan köylerin
tekrar iadesi var, Kürdoloji enstitüleri kurulamıyor. Bir genel siyasi af olması meselesi var. Yani İslam hukukuna göre değerlendiriyorsanız daha Kürtlerin alacakları çok şey var. Liberal
demokrasiye ve sosyal demokrasiye göre belirliyorsanız hala Kürtlerin alacakları var.
İslamcıların da daha alacakları
var.
Bu haklar yeter diyenlere sen
kimsin diye soruyorum. Türkiye’de birçok kesimini sistemden alacakları haklar var. Bu haklar tahsil edilene kadar mücadeleye devam.Kaynak
burasi
Haklarimizi alalim da, islam hukukuna göre de olur, demokratik usullere göre de olur yaklasimi var. Bunu bu
alevi aciliminda da görüyoruz. Dolayisiyal ya bir iletisim problemi var, ya da samimiyetsizlik.
Kendileri gibi düsünmeyen ve bu celiskileri söyleyenlere itham da hazir; Türk-Islamci...
son yorumlar