Tuesday, 29. november 2011 2 29 /11 /Nov. /2011 19:36

Bir haber  sitesinde bir parti görevlisinin aşağıdaki sözü üzerine yorum yazmıştım. Önce o sözü vereyim:

 

"Seçim sonucunda aldıkları oya ilişkin ilginç açıklamada bulunan Başar, "10 Haziran akşamı çıktığım televizyon programında, sunucunun ‘Ne kadar oy bekliyorsunuz? sorusuna ‘Türkiye’deki şuurlu Müslümanların sayısı kadar’ diye cevap vermiştim. Neticede bu söylediğim gerçekleşti." ifadelerini kullandı."

 

Bunun üzerine ben de:

 

Gerçi bunlardan başka şey de beklenmez ama 'dinimizi babanızın malı olarak görmeyi' bırakın demek lazım. "Biz nerde hata yaptık?" diyeceklerine ne diyorlar şunlara bakın...

 

şeklinde devam eden bir yorum yazmıştım.Aradan üç hafta kadar bir  zaman geçince başka bir haber sitesinde

 

Solcular da anladı; din babamızın malı değil

Ünlü yönetmen Mesut Uçakan, dini kavramlarla ilgili film çeken sol görüşlü yönetmenler için ‘dinin babamızın malı olmadığını anladılar’ dedi. Uçakan, kendisini seçimlerde aday göstermeyen Başbakan Erdoğan’a da kırgın olmadığını söyledi.

Şeklinde bir haber çıktı. Yazdığım pek çok sözün ve bence orjınal tabirlerin zaman zaman çalındığı vaki oluyor.

(Bir insanın kendi şahsında yaşamış olduğu kararsızlıklara dair "gelgit" kelimesini kullanmıştım. Ekrem Dumanlı da bu tabirimi çaldı.4 5 sene önce kullandığım anlam haritası tabiri ağızlarda sakız oldu. "Zihinsel anlam haritaları" şeklinde Yusuf Kaplan`in kullandığını fark ettim.Cumhuriyetin kuruluşuyla bir travma yaşandığına dair tespitim de Dengir Beye atfedildi. Internetten bedava mal devşirmek bu olsa gerek.)

Neyse konuya döneyim. Yakın zamanlarda okuduğum bir yazdan bir alıntı vereyim:
İslâmiyet'in "siyasetin" konusu olamamasının iki temel nedeni vardır: Birincisi İslâm'ın Müslümanların mülkü olmaması ve Müslüman'ın dünyevî bir tartışma, konuşma veya çatışmada taraf olduğu bir konuda İslâm'ın bir tarafın mülkü ve silahı olmak zorunda kalmaması gereğidir.

Yazı çok ihtiyacımız olan bir özeleştiriyi içinde barındıyor. Aşağıdaki linkten okunabilir.

http://www.karakalem.net/?article=62
von Mehmet Selman Eren
Kommentar hinzufügen - Kommentare (0)ansehen
Saturday, 26. november 2011 6 26 /11 /Nov. /2011 14:34

 

 

 

Bu vatanın ve bu milletin hayat-ı içtimaiyesi bu acip zamanda anarşilikten kurtulmak için beş esas lâzım ve zaruridir: Hürmet, merhamet, haramdan çekinmek, emniyet, serseriliği bırakıp itaat etmektir.

 

Hem hükümet, bu millet ve vatanın hayat-ı dünyeviyesine ve siyâsiyesine ve uhreviyesine pekçok faydası bulunan bu Kur'ân lemeâtlarına ve Kur'ân dellâlı olan Risâle-i Nur'a, değil ilişmek, belki tamamıyla terviç ve neşrine çalışmaları elzemdir ki, geçen dehşetli günahlara keffâret ve gelecek şiddetli belâlara ve anarşîliğe karşı bir set olabilsin.

 

Rahmet-i İlâhiyeden ümit kesilmez. Çünkü, Cenâb-ı Hak, bin seneden beri Kur'ân'ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat arızalarla inşaallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir.

von Mehmet Selman Eren
Kommentar hinzufügen - Kommentare (0)ansehen
Saturday, 19. november 2011 6 19 /11 /Nov. /2011 15:28

Hayata bakışlar sığ. Ideolojik şartlanmışlıklar had safhada. "Demokrasi" vurgusuyla konuşanları da şuna benzetiyorum.

 

Hayatında hiç uçak görmemiş birisi bir gün hasbelkader uçağa biner fakat bileti yoktur. Müzededir eski model kulanılmayan  uçak.

 

Daha sonra kendisini kaptan pilot olarak tanıtır hayatı boyunca.

 

"Demokrasilerde şu şöyledir bu şöyledir..." konuşup duruyorlar.

 

Halbuki millet olarak böyle bir kültürden gelmediğimiz gibi hayat tarzımız da (trafikteki insan davranışlarından alışverişe uzanan geniş yelpazede) karşılıklı saygıdan çok uzak.

 

Bilete gerek yok yani.

von Mehmet Selman Eren
Kommentar hinzufügen - Kommentare (0)ansehen
Friday, 11. november 2011 5 11 /11 /Nov. /2011 11:51

Bir ara bu soruya da maruz kalmıştım.

 

Atatürk`ü seviyor musun?

 

Türkiyede bazı insanlar bana ait olan bir ifadeyle "fikir kabızı ve ağız ishali" olmuşcasına habire BOP, laiklik, cemaat, Atatürk hatta demokrasi gibi ezbere klişelerle karşımıza çıkıyorlar. Bu kavramların etrafında yapılan tartışmalar bilgiye dayanmıyor.

 

Bunları ciddiye alıp cevap verip fikir tartışmasına girseniz bile aradan yıllar geçtikten sonra yine aynı ezberlerle karşımıza aynı nevin başka türleri çıkar. Hatta Atatürk olmasa imiş babamızın kim olacağı belli olmazmış.

 

Böyle bir yaklaşım Islamın kader gibi bir çok esasına tamamen zıt. Bunu ancak dinsiz imansız birisi söyleyebilir.

 

Kimse kimseyi sevmek zorunda değil.

 

Bir haber sitesinden bir yorum alıntısı:

 

M.Kemali kim gönülden seviyorsa sevsin, kim onun mezarında ağlamak istiyorsa ağlasın, biz müslümanları hiç mi hiç ilgilendirmez, senin dinin sana benim dinim bana, ama dayatmacı zihniyet, her 10 kasımlarda çocuklarımızı heykeller önünde saygı duruşunda durdurmak, Allah peygamber adından hiç bahsetmeyip kitaplarda hep m.kemalden bahsetmek, bu bir zulümdür. faşizmdir. bugün din kültürü ahlak bilgilisi kitaplarında bile 100 kere m.kemal adı geçiyorsa artık denecek birşey yoktur. sistem kökten temizlenmelidir.

 

Ben şahsen çocuğumu bu törenlere asla göndermeyeceğim. Asla.

von Mehmet Selman Eren
Kommentar hinzufügen - Kommentare (0)ansehen
Friday, 25. february 2011 5 25 /02 /Feb. /2011 16:56

Atatürk, Yargıtay başkanına da Danıştay gibi cevap verir.

 

Anıtkabirde Danıştay Başkanı Atatürke: Atam, bıraktığın çağdaş Türkiyeye sahip çıkamadık, Bize yardım et, demiş.


Atatürk de Başkana:

 

Ben İslam Dinini hurefalardan arındırmıştım ama siz ise İslamı insanların beyninden silmeye çalışıyorsunuz. Siz kararlarınızı ideolojik olarak verip beni referans gösterdiniz. Sizin sayenizde beni tanımayanlar beni Din Düşmanı sanıyor.


12 Eylül referandumu ile Türk Halkı, eski HSYK ile kurduğunuz saadet zincirini kırmıştır.
Defolun, bir daha huzuruma gelmeyin.

 

aktifhaber.com da okur yorumu

von Muzaffer Kazim
Kommentar hinzufügen - Kommentare (0)ansehen
 
Erstellen Sie einen Blog auf OverBlog - Kontakt - Nutzungsbedingungen - Werbung - Missbrauch melden - Impressum - Artikel mit den meisten Kommentaren