Donnerstag, 5. februar 2009
Artik internete hic girmiyorum. Hayat tarzim bir anda 270° degisti. Türkiye´nin gündemi zaten ilgimi cekmiyordu uzun zamandir...

P:S:Sifreleri nasil unutmamisim hayretler icindeyim.

REKLAMI DA NE DIYE KOYULAR ACABA. 
von Muzaffer Kazim
Kommentar hinzufügen - Kommentare () - empfehlen
Samstag, 15. november 2008
Sabah gazetesini cabuk cabuk tikladim, anasayfadan kacip yazarlar kismina girdim.

Ilk okudugum yazar Engin ARDIC. Ondan okudugum ilk cümle su oldu:

Sıkılıp yazıyı bırakmadıysanız sizi kutlarım.

Sonra sunu okudum:
... içinde rakam geçen yazıları okumaz, bir, içinde yabancı isim geçen yazıları sevmez, iki.

Dogru dedim.:)
Okumaya devam ettim:

Suat Hayri Ürgüplü'yü duymuşluğunuz var mı, o da başbakandı.
Şemsettin Günaltay diye bir başbakanımız olduğunu duyarsanız şaşırır mısınız?
Bunlar okullarda öğretilmezler, evde anan baban da anlatmaz, çünkü onlar da bilmezler, haberin olmaz...


sonra su kismi okudum, konuyu anlamistim:

Hani neye yaramış bütün o afralar tafralar, bütün o tek parti dayılanmaları, bütün o küçük dağları yaratmış havaları? Bütün o jandarma baskıları, dayaklar, angaryalar? Bütün o seçim hileleri, sandık terörü? Halkı bırak, gazeteci bile varlığını ancak araştırınca öğreniyor yıllar sonra... Amma iz bırakmışsın tarihte!
 YUKARIYA BAKTIM:

Bir yıl sonra, isterseniz altı ay sonra sorun bakalım, John McCain ve Sarah Palin isimlerini hatırlayan çıkacak mı?
John Kerry ne kadar hatırlanıyorsa, onlar da o kadar hatırlanacaklar.

Hmm dedim

SONUNA BAKTIM:
Ya peki Recep Peker mi? Ergenekon iktidara gelirse ona bir anıtmezar yaptırır artık! İlk kürek çimentoyu da Deniz Baykal atsın, avukatları değil mi?

"Recep Peker kulaga hos geliyor", dedim, "tiyatro salonuna isim olsun" diye düsündüm.

30 sn´de olay bitti.:)

von Muzaffer Kazim
Kommentar hinzufügen - Kommentare (2) - empfehlen
Freitag, 14. november 2008
أى فخره مفتون، شهرته مبتلا، مدحه دوشكون، خودبينلكده بى‌همتا سرسم نفسم! أگر بيڭلر ميوه ويرن اينجيرڭ منشئى اولان كوچوجك بر چكردگى و يوز صالقيم اوڭا طاقيلان اوزومڭ سياه قوروجق چوبوغى؛ بتون او ميوه‌لرى، او صالقيملرى كندى هنرلرى اولديغى و اونلردن إستفاده ايدنلر او چوبوغه، او چكردگه مدح و حرمت ايتمك لازم اولديغى، حق بر دعوا ايسه؛ سنڭ دخى سڭا يوكله‌نن نعمتلر ايچون فخره، غروره بلكه بر حقّڭ وا
von Muzaffer Kazim
Kommentar hinzufügen - Kommentare () - empfehlen
Dienstag, 11. november 2008
Kürtler pek cok konuda devletin malum uygulamalari sonucunda magdur oldu. 1980 ihtilali sonrasinda yasadiklari acilari biliyoruz. 90´li yillarda yasadiklarini da o bölgeden arkadaslardan dinleme imkani bulmustum. Pkk´nin ve devletin baskisi altinda perisan olduklarini anlatiyorlardi. Pkk´ya destek olmadiklari icin örgüt tarafindan baski altina alindiklarini, fakat devletin de kendilerine el uzatmadigini söylüyorlardi.
Aslinda Pkk´nin dindar halk nezdinde itibari olmadigini ancak devletin sahip cikmamasi sebebiyle iki arada kaldiklarini söylüyorlardi. Bu gün bunlar bilinen seyler.
Aradan gecen yillar icinde magduriyetten kaynaklan bir öfke birikimi de anlasilir bir sey. benim anlmadigim MAZLUMDER´in tutarsiz aciklamalari. Bir yandan Kürt kimligine atifta bulunarak, kimliklerinin taninmasina atifat bulunuyorlar, buna gerekce olarak ise "Islam Hukuku"´nu gösteriyorlar.

Öteki taraftan ise ülkemiz icin son derece tehlikeli olabilen, "28 subatta rolü malum ALEVI"´lere göz kirpiyorlar. Alevilere yapilan haksizliklari da biliyorum, gece yarisi karakola götürülüp bir daha kendisinden haber alinamayanlarin varligini inkar edemeyiz. Ancak aleviligin marksist -leninist Kürtcü cizgisine tam destek manasina gelebilecek aciklmayi yapmalari düstükleri icler acisi durumu gösteriyor:

"Din kültürü ve ahlak öğretimi ilköğretim okulları ile lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer alır." hükmü gereği uzun yıllar Sünni/Hanefi inancını öğrenmek zorunda kalmışlardır. Zorunlu din dersi, bu dersi öğrenmek istemeyen kişiler için din ve vicdan özgürlüğünün ihlalidir.KAYNAK BURASI


Bunu hangi kimlikleriyle söylüyorlar acaba, islami bir kimlikle söylenecek sözler degil bunlar. Bu sözler dogru:

Doç. Dr. Halil İbrahim Bulut, "Din kültürü dersi, mezhepler üstü olarak hazırlanan kitaplarla veriliyor. Din kültü kitabının a mezhebine ya da tarikatına göre hazırlandığını iddia edilemez. Tüm mezheplerin üstünde, tarikatların üstünde, din kültürü kitaplarının hazırlanmış olduğunu görüyoruz.
bazı Alevi kesimlerinin din kültürü dersiyle ilgili talepleriyle ilgili olarak, "Din kültürü dersinde İslam'ın temel kodları veriliyor. Din kültü kitabının a mezhebine ya da tarikatına göre hazırlandığını iddia edilemez" dedi

Devletin her söylemine karsi cikalim derken tutarsiz duruma düsüyorsunuz. Islami hassasiyetlere dayanarak taleplerde bulunuyorsunuz, sonrasinda ise:

Eğer siz bir İslam hukukuna göre Kürtlerin haklarını belirliyorsanız daha alacakları çok şey var. Anadilde eğitim hakkı var, özel televizyonlarda yayın hakkı var, değiştirilen köy ve kasaba isimleri var, boşaltılan köylerin tekrar iadesi var, Kürdoloji enstitüleri kurulamıyor. Bir genel siyasi af olması meselesi var. Yani İslam hukukuna göre değerlendiriyorsanız daha Kürtlerin alacakları çok şey var. Liberal demokrasiye ve sosyal demokrasiye göre belirliyorsanız hala Kürtlerin alacakları var.

İslamcıların da daha alacakları var.

Bu haklar yeter diyenlere sen kimsin diye soruyorum. Türkiye’de birçok kesimini sistemden alacakları haklar var. Bu haklar tahsil edilene kadar mücadeleye devam.Kaynak burasi

Haklarimizi alalim da, islam hukukuna göre de olur, demokratik usullere göre de olur yaklasimi var. Bunu bu alevi aciliminda da görüyoruz. Dolayisiyal ya bir iletisim problemi var, ya da samimiyetsizlik.

Kendileri gibi düsünmeyen ve bu celiskileri söyleyenlere itham da hazir; Türk-Islamci...
von Muzaffer Kazim
Kommentar hinzufügen - Kommentare () - empfehlen
Dienstag, 11. november 2008

Son 10 senede güzel seyler oldu, dengelerin aniden degismesinden korkuyor insanlar, testi kirilmadan da testiyi tasiyanlarin kulagini cekiyor . Bunu kimisi yorumlariyla bloglarda; kimisi, haber sitelerinde; kimisi de gazetedeki köselerinde yapiyor. Ak Parti´nin kulaklari dayanikli cikar umarim.

Bence Fehmi Koru psikolojik harekat yapti iki sözüyle. Yani basbakana ölcülü karsilik veremeyecegini bildigi icin “Bush” benzetmesini yapti. Kontröllü hareket edemegini; cogu zaman duygularinin tesiri altinda kaldigini, biraz da kendini feda ederek ikaz etti. Tam bir dost ikaziydi yani, direkt söylense hic bir sey ifade etmeyecek seyler; msl "basbakanin kendini Fatih sandigi" v.s kendi agzindan söyletildi diye düsünüyorum.

Bu tespitler yanlis ama, sifreler oldugu dogru.

dusunceler´e yorumum.

Bu da Isa Tatlican´in yaklasimi. Isa Bey yaklasmis, ama tam yakalayamamis. Fehmi Koru dengelerin nasil degisebilecegine isaret etti.

"Olay"  sözlere tepki de burada.
von Muzaffer Kazim
Kommentar hinzufügen - Kommentare () - empfehlen

Über diesen Blog

Kalender

November 2009
M D M D F S S
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30            
<< < > >>
 
Erstellen Sie einen Blog auf de.over-blog.com - Kontakt - Nutzungsbedingungen - Missbrauch melden